Tim (Türkiye İhracatçılar Meclisi)

Birçok görevinin yanı sıra İstanbul Deri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi de olan Büyükekşi, geleceğe umutlu bakıyor.

Son dönemde çevre ülkelerde yaşanan sorunlar Türk ihracatçısını nasıl etkiledi?

Yaklaşık 10 yıldır komşuları ile siyasi ve ekonomik ilişkileri geliştirme ve bölgesel istikrarın sağlanması yaklaşımı çerçevesinde çevre ülkeler ile de ekonomik ilişkilerini güçlendirme isteğinde olan bir Türkiye söz konusu. Diğer taraftan yakın coğrafyamızda yıllardır büyük acılar yaşanıyor. Dolayısıyla, komşu ülkelerimizde yaşanan bu siyasi ve ekonomik istikrarsızlık ortamının ihracatçımızı etkilemediğini söylemek yanlış olur. Örneğin en çok ihracat gerçekleştirdiğimiz pazarların da başında gelen Irak’a olan ihracatımızın 2014’ün ilk 9 ayında yaklaşık %7, Mısır’a ihracatımızın ise %6 oranında düştüğünü görüyoruz. Öte yandan, aynı dönem içerisinde İran’a yönelik ihracatımızın %40 oranında arttığını; yine Suriye’ye yönelik ihracatımızın ise %80’lerin üzerinde arttığına tanık oluyoruz.

Türk ihracatçısının yeni pazarlara girme konusunda eğilimi nedir?

Bu konuda, ihracatçılarımızın başarısı takdire şayan bir durum. Geçenlerde Dünya Bankası Türkiye direktörü Sayın Raiser de bu konuda ilginç açıklamalarda bulunmuş, bir pazardan diğerine hızla geçiş yapabilecek kadar esnek ihracatçılarımız olduğu için Türkiye’nin şanslı bir ülke olduğunu ifade etmişti. İhracatımıza baktığımızda, uzun zamandır en büyük pazarımız olan Avrupa Birliği’nin ihracatımızdaki payı %43’lerde seyrederken listemize artık Orta Doğu ve Afrika pazarlarının da eklendiğini görüyoruz. Biz TİM olarak, 2023 hedeflerimize ulaşılacak yolda ihracat pazarlarımızın çeşitlendirilmesinin taşıdığı önemin farkındayız. Bu kapsamda, özellikle alternatif pazarlara gerçekleştireceğimiz dış ticaret heyeti programlarıyla ihracat pazarlarımızın çeşitlendirilmesi için çalışıyoruz. 2014 yılı 3. Çeyrek İhracatçı Eğilim Anketi Araştırma sonuçlarına göre; ihracatçılarımızdan aldığımız beklentiler neticesinde üzerinde en fazla yoğunlaşılması planlanan pazarları Rusya, Amerika, Almanya, Brezilya ve Çin olarak sıralayabiliriz.

Devlet desteği ve teşviklerden yararlanma talepleri ne durumda? Bu teşvikler yeterince tanınıyor mu, tanıtılıyor mu? Bu konuda gerek fuar ve yatırımlarda gerekse ar-ge desteklerinde eksiklikler neler?

En küçük firmalardan tutun da Türkiye’nin dev ölçekli firmalarına kadar farklı kesimlerden taleplerin her geçen gün arttığını düşünürsek açıkçası bu konuda bir tanıtım eksikliği olduğunu düşünmek zor. İlgilenen herkes Ekonomi Bakanlığımız, İhracatçı Birliklerimiz aracılığıyla sağlanan yurtdışı pazar araştırması, e-ticaret desteği ve eğitim yardımları, pazara giriş belgesi, Türk malı imajının yerleştirilmesi, yurtdışı birim, marka ve tanıtım faaliyetleri, bireysel ve milli fuarlara katılım alanlarında her türlü bilgi ve desteğe erişebiliyor.

İhracat rakamları Türkiye’nin geleceği hakkında neler söylüyor? 2023 ihracat hedefine doğru yürürken tablo nedir?

Bir ülkenin ekonomik durumunu küresel gelişmelerden ayrı düşünmenin imkânsız olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Örneğin, halihazırda Alman ekonomisindeki olumsuz tablonun nedeni Rusya-Ukrayna krizine bağlanıyor. Yine sınır komşumuz Irak’taki mevcut istikrarsızlık ortamı Türk ihracat rakamlarını etkileyebiliyor. Türkiye’nin mal ihracatı 2013 yılında %5,8 artarken, 2014 yılının ilk 9 ayında %5,6 artış gösterdi. OVP’de hemen hemen bu oranı dikkate alındı, 2014 ve sonrası öngörüleri bu şekilde hesaplandı. Son OVP’de 2015 ihracat hedefi 173 milyar dolar olarak belirlendi. Küresel anlamda, dünyanın önde gelen ekonomilerinin dahi büyüme hedeflerini geri çektiği, genel olarak resesyonun hâkim olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Diğer taraftan TİM olarak, hedeflerimize ulaşmak amacıyla dünya trendlerini takip ediyor; ülkemiz için yapılması gerekenleri tespit etmeye ve yerine getirmeye azami çaba gösteriyoruz. Bu kapsamda, 2023 yılı için belirlediğimiz ihracat hedefini yakalamanın tek yolunun inovasyon, Ar-Ge, markalaşma ve tasarıma odaklanılması olduğunu her fırsatta ifade ediyoruz.

Pek çok derneğe üyesiniz, birçok firmaya başkanlık ediyorsunuz. Firmaların en büyük sıkıntılarından biri olan sistemsizlik sorunu sizce nasıl bir bakış açısıyla çözülebilir?

Dünyada nerdeyse gelişmekte olan ülkelerin hepsinde yaşamın her alanında sistemsizlik sorunuyla karşılaşıyoruz. Bunun çözümü nettir: İş süreçlerini ve bu süreçlerde yapılacakları hukuki bir zemine oturtmak ve karşılığında müeyyide mekanizmalarını tesis etmek. Bu şekilde başlayan sistemleşme sürecinin zamanla bir kültür, bir ahlak halini alacağını düşünüyorum.

Ayakkabı sektörünü iyi bilen biri olarak ek verginin sektöre katkıları konusunda ne düşünüyorsunuz?

Geçtiğimiz ağustos ayında getirilen bir düzenleme ile ayakkabı sektöründe ithalatta alınan gümrük vergisine ilaveten bir ek vergi daha getirilmiş durumda. 2011 yılında da tekstil ve konfeksiyon sektörüne benzer bir düzenleme sağlanmıştı. Doğal olarak, bu durumu yurtiçi üreticilerimiz ve ihracatçılarımız adına olumlu bir gelişme olarak değerlendirmek mümkün.

İş hayatına yeni atılacak gençlere hangi tavsiyeleri verirdiniz? Sizce nelere dikkat etmeliler, nelere önem vermeliler?

Gençlerden hayal kurmalarını ve bu hayallerinin peşinden cesurca gitmelerini tavsiye ediyorum. Korkmasınlar. Dünya trendlerini takip etsinler. Artık bu internet teknolojisi sayesinde çok daha kolay. İşte bu yüzden geleceğin teminatı olan gençlerimize farklı düşünmekten, farklı olmaktan asla çekinmemelerini tavsiye ediyorum. Gençler, sürüden ayrılmama psikolojisini üzerlerinden atsınlar. En az bir yabancı dile vakıf olmaları da dünyadaki gelişmelerden bihaber kalmamak için önemli. Bunlara ilaveten, her fırsatta dile getirmekten yorulmayacağımız bir kavram daha var ki o da inovasyon yani yenilikçilik. Günümüzde inovasyona yönelen, yatırım yapan kazanıyor, rakiplerinden öne çıkıyor. Bizim de ülke olarak sürdürülebilir büyüme ve kalkınma için firmalarımızla beraber inovasyon adına her geçen gün çıtayı daha da yukarı taşımamız gerekiyor. Bunu gerçekleştirecek olan da genç beyinlerimiz. Biz de TİM olarak gençlerimizin enerjisinde istifade etmek, Türkiye’de inovasyon ve üniversite öğrencileri için kariyer çalışmalarının gelişmesi ve hızlanmasına katkıda bulunmak amacıyla İNOVATİM projesini hayata geçirdik. İNOVATİM her üniversiteden 5 kişinin Türkiye İnovasyon Haftası temsilcileri olarak seçileceği inovatif bir takımdır. Temsilciler, etkinlikte aktif rol üstlenerek okudukları üniversitelerde inovasyon ve kariyer konularında gençleri bilinçlendirmek İnovasyon Haftası boyunca birbirinden önemli konuşmacılara mihmandarlık yapmak, katılımcı üniversiteleri etkinlik boyunca koordine etmek gibi önemli roller üstleniyorlar. Temsilciler sayesinde inovasyonun etki alanının üniversitelere yayılmasını ve geleceğin Türkiye’sinde genç beyinlerin önünü açmayı hedefliyoruz. Üniversiteli gençlerimiz hem İNOVATİM’e başvurmak hem de Türkiye İnovasyon Haftası’na katılmak için www.turkiyeinovasyonhaftasi.com adresindeki başvuru formunu doldurabilir.

keyboard_arrow_up

Copyright © 2018 Palamut Group. All Rights Reserved.

Maverainteraktif