Kasiv Deri Etiket - Serkan Durak

“Devletten Beklentimiz, Teşviklerle Beraber Danışmanlık Hizmetlerini de Artırmasıdır.”

Serkan Durak - Kasiv Deri Etiket - Palamut Group

Kasiv Deri Etiket’i tanıyabilir miyiz?

2003 yılından beri faaliyet gösteren Kasiv Deri Etiket; sıra dışı tasarımları, sürekli yenilenen materyalleri ve fiyat-termin politikası ile öne çıkmakta olup, tekstil sektörünün yurt içi ve yurt dışındaki öncü firmaları ile yaptığı çözüm ortaklıkları sayesinde pazarda söz sahibi konumunda yer almaktadır.

Sizce Kasiv Deri Etiket’i diğer firmalardan ayıran şey ne oldu?

Kasiv Deri Etiket, aşırı hassasiyet ve titizlik gerektiren hakiki deriyi Türkiye ve Avrupa’nın çeşitli bölgelerinden itina ile seçmekte olup, özel yöntemlerle işlemekte ve deriyi ham halinden son ürün haline getirmektedir. Avrupa’daki tedarikçi firmalar ile Ar-Ge çalışmalarında bulunmakta ve bu yolla sürekli olarak kendini yenilemekte, materyal ve tasarım konularındaki son trendleri takip etmekte ve uygulamaktadır. Deri işleme ve Ar-Ge süreçlerinde gösterdiği hassasiyet ve çevreye duyarlı yaklaşımı ile müşterilerinin takdirini kazanmıştır.

Tedarikçilerinizi neye göre seçiyorsunuz?

İlk dikkat ettiğimiz hususlar malın kaliteli olması, devamlılığının olması ve uygun fiyatta olmasıdır. Bu şartlara ayak uydurabilen, hızlı çalışan tedarikçileri tercih ediyoruz. Müşteri menfaatlerini korumayı amaçlıyoruz ve müşterimizin daha iyi faydalanabilmesi için ürünün sıfır hatalı olmasına, uygun şartları barındırmasına ve uygun ücrete sahip olmasına dikkat ediyoruz. İhracat yapabilmemiz için ürünlerin bazı testlerden geçebilmesi gerekiyor. Tedarikçilerimizden de ürünlerinin arkasında durmalarını bekliyoruz.

Palamut Group ile iş birliğinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Palamut Group ile 2008’den beri çalışıyoruz. Sorunsuz iletişimimiz var, çalışma tarzlarımız uyuşuyor ve ürün yelpazesi geniş bir firma. Eskiden gelen alışkınlıklarımızla müşterilerimize ilk olarak Palamut Group’un ürünlerini sunuyoruz. Herkes kendini yeniliyor, ithal malzeme getirenlerin sayısı arttı, şartları gerçekleştirenler arttı. Önceden sadece Palamut Group bunu sağlıyordu, şimdi alternatifleri de çoğaldı. İki tedarikçinin fiyatları aynıysa artık esnaflığa bakıyoruz. Palamut Group’la esnaf hukukumuz iyi, bir zorluk yaşamıyoruz. Bir de yılların vermiş olduğu bir güven var tabii.

Etiket sektöründe yeni trendler neler?

Şu an sektörde gördüğümüz kadarıyla,  trendi belirleyen en önemli özeliklerin başında fiyat geliyor. İhracat grubunda daha ‘basic’, daha ekonomik etiketler, pahalı gruplarda daha uçuk renkli, gösterişli etiketler trend olabiliyor. Sektör sürekli güncelleniyor.

Sektörün güncel olması, ürün çeşitliliğini artırıyor diyebilir miyiz?

Tabii ki, çünkü çok ciddi bir rekabet ortamı var. Rekabet ortamı da ister istemez çeşitliliği arttırıyor. Sektörde var olabilmek için sürekli çeşitliliği artırmak gerekiyor.

Farklılık için Ar-Ge’yi ne kadar önemsiyorsunuz?

Ar-Ge bizim için olmazsa olmazlar arasındadır. Sürekli yeni tasarımlar, yeni materyaller kullanıp bunları uygun testlerden geçirip , koleksiyonlarımızı oluşturup, müşterilerimize sunuyoruz. Örneğin, 2011 yılında açık renkli kumaşlarda boya vermeyen çalışmalarda başarı elde edilmiştir.

“Sıfır Krom” anlayışınız ürünlerinize yansıdı mı?

2014 yılı itibariyle “sıfır krom” politikası ile yola çıktık ve bir çok kimyasal teste uygun deriler sunarak müşterilerimize hizmet vermekteyiz.

Sektörünüz özelinde, ülkemizi Dünya ticaretinin neresinde görüyorsunuz?

Ülkemizde işçilik maliyetleri Çin, Bangladeş, Hindistan ve Vietnam gibi ülkelere  göre pahalı kalıyor. Saydığım ülkelerle bu sebeplerle rekabet etmek zor. Bangladeş’te aylık 100 dolara çalışan insanlar var, 7 dolara pantolon üretebiliyorlar. Biz ancak çeşitlilikle, onların düşünemediği şeyleri düşünerek, tasarım yaparak, fiyatları mümkün olduğunca düşürerek rekabete girebiliriz. Dünyada 2006’da birinci sıradayken şimdi on beş-yirminci sıralara geriledik.

Sıralamada tekrar önlere çıkmak ve ihracatı artırabilmemiz için sizce ne gibi atılımlar gerekiyor?

Dünya piyasasında rekabete girebilmemiz için işçilik maliyetlerinin düşmesi gerekiyor. Biraz da patronların kazandıklarını harcamak yerine yatırıma dönüştürmesi gerekiyor. Türkiye’nin ihracatta hiç bir zaman geri kalacağını düşünmüyorum, çünkü Türkiye üretici bir ülke. Ülkemiz üreticileri modaya her ne kadar yön vermese de ucuz işçilik yapan ülkelerin aksine, modayı baştan dizayn eder ve çeşitlendirir. Bu tür üretimlerin talipleri de çok, sadece daha fazla müşteriye ulaşmak gerekiyor. Müşteri ağını genişletmek lazım.

İhracat için verilen teşvikler ve destekler hakkında düşünceleriniz nedir?

Devlet teşvikler veriyor, ihracat yapanlara KDV indirim imkanları sunuyor. Yalnız firmaların bu teşvikleri tam olarak bilmesi gerekiyor. Teşviklerle birlikte seminer gibi bilinçlendirme çalışmaları yapılması gerekiyor. Bilgi eksikliği olduğu için birçok firma geri kalıyor ihracattan. Firmaların ihracattan doğan artıları bilmesi bunu da kendine yönlendirmesi gerek.  Denetlemelerde eksiklerden dolayı firmaları kapatıyorlar. Kapatmak işin en kolay kısmı. Direkt olarak işyerini kapatmak; aynı zamanda işçileri ve ailelerinin akıl sağlığıyla, toplum sağlığıyla oynamak demek. Bu tür işletmelere yardımcı olunarak, kurallı iş yapmaya teşvik etmek gerekiyor. Ödemeleri için taksit imkanları sağlanıp, eğitim için danışmanların atanması taraftarıyım. Devletten beklediğim, verdiği teşviklerle birlikte danışma hizmetlerini de vermesi ve artırması.

İş haricinde nelerle ilgilenmekten hoşlanırsınız?

Sürekli yeni bir şeyler ürettiğimiz için maalesef beynimiz çok yoruluyor. Bunlar haricinde spor, seyahat, sinema gibi pek çok aktiviteden hoşlanırım.

keyboard_arrow_up

Copyright © 2018 Palamut Group. All Rights Reserved.

Maverainteraktif