Gökhan Özdal - Marcomen

Bize Kısaca Kendinizden Ve Şirketinizden Bahseder Misiniz?

Öncelikle iki çocuk babasıyım. İşletme bölümünü bitirdim. 16-17 yıldır bu mesleğin içerisindeyim. Üç kardeşiz ve bir aile şirketiyiz. Babamız işin başında. Zaten biz de baba mesleğini yapıyoruz. Her şeye beraber karar veriyoruz. Özdallar’ın kuruluşuna gelecek olursak, babamız 1975’te iş hayatına giriyor ve işçilikle başlıyor. Sonrasında Yusuf Özdal olarak 1982’de Gedikpaşa’da kendi firmasını kuruyor. 2005 yılına kadar burada faaliyet gösteren firmamız daha sonra İkitelli’de 3000 metrekare yer alıp seri üretime başlıyor. İşler arttıkça üretim kapasitemizi de arttırıyoruz. 2014 yılında Malatya’da 10.000 metrekare kapalı alan 50.000 metrekare de açık alan olmak üzere seri üretim yapabilen bir fabrika kurduk. Günde 2500 çift kadar üretim yapıyoruz. Türkiye’de devamlı çalıştığımız ve bizim malımızı satan 400’e yakın bayiimiz var. Her yıl %20-25’e yakın oranlarda büyüyoruz! 2 fabrikamızda 400 civarı çalışanımızla hizmet veriyoruz. Kendimize ait Marcomen ve Scootland markalarımız 2011 yılından bu yana belli bir tüketici kitlesine ulaştı. Markalarımızın gelişmesini sağlamak bizim için çok önemli. Bunun için de mağazalarda daha çok görsel kullanmaya ve markamızı lanse etmeye ağırlık veriyoruz. İlerisi için mağaza projelerimiz var. Tahminen 1-2 yıl içinde kendi mağazalarımızı açmaya başlayacağız. 4 yıldır bunun altyapısını hazırlıyoruz.

Bu 2 Markayla Hitap Ettiğiniz Müşteri Kitlesi Hangisi?

Ürünlerimiz genellikle erkeklere ve 15- 40 yaş arası müşteriye yönelik. Fiyat aralığı olarak genelde B sınıfı müşteriye hitap ediyoruz. A sınıfı müşteri daha çok bilinen markaların, daha yüksek fiyatlı ürünlerini tercih ediyor. Ama biz konsept olarak A sınıfı müşteriye de rahatlıkla ulaşıyoruz.

Bu Yılın Trendleri Ve Koleksiyonunuz Hakkında Bilgi Verir Misiniz?

Bu sene erkek ürünlerimizde biraz daha hafif ve renkli tabanlar ön planda. Renkli bağcıklar, bağcık ve taban uyumu ön plana çıkıyor. Yaz sezonun da özellikle yumuşak ve astarsız ayakkabılar tercih ediliyor. Yine yaza özgü bir seri olan marin temalı ürün grupları da sezon modasında yerini alıyor.

Fuarlara Katılıyor Musunuz?

Bizim kendi özel fuarlarımız var. Senede iki kere Antalya’da otel fuarı yapıyoruz. Bayilerimizi davet ediyoruz, siparişlerini alıyoruz, sunum yapıyoruz. Uzun süredir bu şekilde ilerliyoruz ve sonuçlarından çok memnunuz.

Peki Yurt Dışındaki Fuarlara Katılıyor Musunuz?

Yurt dışı fuarlara şu an için katılmıyoruz. Ancak satış olarak bakıldığında yurt dışında da %20-25’lik bir potansiyelimiz var.

Sektörün Gidişatını Nasıl Görüyorsunuz?

İşine yatırım yapan, sermayesine önem veren, modellerini yenileyen, müşteri ilişkileri iyi olan firmalar güzel bir şekilde ilerliyor. Ama işine yatırım yapmayan firmalar krizlerde geri duruma düşebiliyorlar. Sektörde genel anlamda biraz durgunluk var. Bunun nedenleri de zincirlerin gitgide büyüyor olması ve bireysel mağazacılığın azalması... İmalatçılar son zamanlarda iyi para kazanamıyor. Emeğin yoğun olduğu işlerde çalışanlarının hakkını hukukunu koruyan firmalar rekabet konusunda maddi olarak geri kalıyor. Kurumsal zincirlerin bunlara dikkat etmesi lazım. Merdiven altlarından mal alınmaması lazım. Ürün alınacağı zaman resmi ve sigortalı çalışanlara sahip olan firmalardan yana tercih kullanılmalı. İthal gelen ürünlerde verginin arttırılması sektörü imalat yönünde biraz daha içeri çekti. Özellikle aktif sporlarda üretimler burada daha çok arttı. İthalat biraz daha azaldı ki bu iyi bir şey. Sonuçta bizim insanımız çalışıyor, paramız dışarı çıkmıyor. İnşallah ayakkabı sektörüne yararlı olan gelişmeler devam eder. Bu sektörde bir de vade sıkıntısı var...

Çok uzun vadelerin sebebi, çok hızlı büyüyen firmaların olması aslında. Firmalar beş yılda 20-30 katı büyüyünce bu büyümeler vade ile alakalı oluyor. Vadeyi bir ay kadar uzattığı zaman bir aylık sermayeyi cebine koymuş oluyor. Şu an piyasada suni bir büyüme var. Bunlar mağazacılık için de geçerli. Bu da elbette sektör için tehlikeli bir şey.

Sektörde Vasıflı Eleman Sıkıntısı Son Zamanlarda Büyük Bir Sorun Haline Geldi. Bununla İlgili Düşünceleriniz Neler?

Meslek liselerinin önünün kapatılmasından dolayı meslek lisesini tercih eden kişi sayısı bir hayli düştü. Mesela bizim Halkalı ’da ayakkabı okulumuz var. Ayakkabı sektörüne girilecekse meslek okulundan gelinmesi lazım. Öbür türlü bulduğumuz eleman boşta kalmayayım diye geliyor. Meslekte daha iyi ivme kazanacağım gözü ile bakılmıyor bu tercihlere. Alttan ekibin yetişmesi yalnızca eğitim ile mümkün. Meslek liselerinin çoğaltılması, öğrencilerin teşvik edilmesi ile personel yetiştirilebilir. Geriden gelen neslin işi öğrenme arzusu yok. Önerim ortaokuldan sonra bu sektörde nasıl başarılı hale gelinebilir bunları iyi bir şekilde tanıtmak ve böylelikle sektöre insan kazandırmak.

‘’En Büyük Yatırım İnsana Yapılan Yatırımdır’’ Cümlesi Sizin İçin Ne İfade Ediyor?

İşlerimiz personel yapısıyla büyüyor. Bizim tek başımıza bir şeyler yapmamız bir anlam ifade etmez. Ne yaparsak ekip çalışmasıdır. Ancak çoğu yerde bu durum biraz lafta kalıyor. Genelde çalışanlara ve ekibe pek değer verilmiyor. Çalışanlara gelip geçici gözüyle bakıyorlar. Ama inatla insana yatırım yapmak lazım. Çalışanlara kendi işini benimsetmek lazım. Biz makine ağırlıklı çalışıyoruz ama emeğin yoğun olduğu bir iş. Yaptığımız cirolarla çalıştığımız insan sayısı çok fazla. Bizim ayakkabı sektöründe 40-50 milyon ciro yapabilmemiz için en az 500-600 kişi çalıştırmamız gerekiyor. Bu insan gücüne yatırım yapmazsak işimizi nasıl geliştirebiliriz?

Palamut Group’la İş İlişkileriniz Nasıl?

Aşağı yukarı 5-6 yıldır çalışıyoruz. Firma sahipleri de personel de çok iyi. Fiyatta da piyasaya göre gerekli özeni gösteriyorlar. Ürünlerinden memnunuz.

Palamut Group’un Hangi Ürünlerini Kullanıyorsunuz?

Özellikle neolit ağırlıklı ürünler kullanmakla beraber monta makinası ilaçları da temin ediyoruz.

Sektöre Devlet Desteğini Yeterli Buluyor Musunuz?

Devlet dolaylı olarak destek sağlıyor. Devletin teşvikleri genelde Anadolu’ya, 4. ve 5. bölgelere. Sektör uzun süre personel yetiştirip direnebilirse Anadolu’da imalat yapılabilir. Kendi fuarlarımızı biz yaptığımız için teşvikten yararlanamasak da devletin fuarlara verdiği destek güzel bir şey.

İş Hayatına Atılmak İsteyen Gençlere Neler Tavsiye Edersiniz?

İşlerini çok sevmeleri gerekiyor. Bu işi cidden benimsemeleri lazım. Nasıl başarılı olabilirim diye işlerine kafa yormalılar. Hangi sektörde olursa olsun severek yapılmayan iş başarıya ulaşmıyor. Sermayelerini işe yatırsınlar. Biz bu sektörde sürekli ilerlememizi hep işimize yatırım yapmamıza borçluyuz. Mutluyuz ve huzurluyuz!

İş Dışındaki Hobileriniz Neler?

Spor ve sinema var. Arada çocukları tiyatroya götürüyoruz. Bunun dışında kültürel etkinlikler de var. Ama yaptığımız işin %1’i kadar zaman ayırabiliyoruz diyebilirim.

Çok Sık Seyahat Ediyor Musunuz? Sizde İz Bırakan Ülke Veya Şehir Var Mı?

2-3 kez Avrupa’ya gittim. Rusya’ya ara sıra gidiyorum. Ama bende özellikle iz bırakan ülke İtalya. Venedik ve Floransa tarihi yapısıyla hoşuma giden yerler

keyboard_arrow_up

Copyright © 2018 Palamut Group. All Rights Reserved.

Maverainteraktif