Blog

Sağlığınıza Yapışan Tehlike

Ayakkabı üretiminde yıllardır kullanılan solvent bazlı yapıştırıcılar hem üreticilerin hem de tüketicilerin sağlığını tehdit ediyor. Hepimizi çok yakından ilgilendiren bu konuya daha yakından bakmaya ne dersiniz?

Yapıştırıcıların kullanımı tarih öncesi çağlara kadar uzanıyor. İnsanoğlu ilk zamanlarda yumurta akı, kurumuş kan ve bitki özleri kullanarak mağara duvarlarına resim benzeri şekilleri sabitliyorlardı. Tespit edilen en eski yapıştırıcıya ise İtalya’da rastlandı. Kayın ağacı, ağaç kabuğu ve katrandan oluşan yapışkan karışımla birbirine yapıştırılmış olan taşlar, insanlığın 200.000 yıl öncesinden bu yana yapıştırıcı kullandığının en eski kanıtı oldu. M.Ö. 3500 yıllarından itibaren Mısırlılar ve Sümerler hayvan derileri ve kemiklerini kaynatarak daha kuvvetli yapıştırıcılar elde ettiler. Eski Yunan ve Romalılar ise çeşitli hayvanlar ve balıklar, kemik, süt, peynir ve bitkileri kullanarak yapıştırıcılar ürettiler. Daha sonra bunlara nişasta bazlı yeni formüller de eklendi. Ne var ki yapıştırıcıların ciddi anlamda gelişmesi 17. yüzyıldan itibaren gerçekleşti. 20. yüzyılda sentetik maddelerle üretilen yapıştırıcılar popülerleşti.

FARK NEREDE?

Ayakkabı sanayisinde kullanılan yapıştırıcılar kullanım yoğunluğu itibari ile iki ana gruba ayrılıyor: Polikloroprenik yapıştırıcılar ve poliüretan esaslı yapıştırıcılar. Bu iki ana maddeden üretilen yapıştırıcıların üretiminde iki farklı çözgen madde kullanılıyor. Bunların başında ise piyasada yaygın olarak bulunan çeşitli solventler ve H2O geliyor. İkinci gruba giren su bazlı yapıştırıcılar, ayakkabı, çanta, kemer ve saraciye ürün gruplarında kullanılıyor. Aslında su bazlı yapıştırıcılar da solvent bazlı yapıştırıcılar gibi sonuçta kimyasal maddeler. Fakat solvent oda sıcaklığında çok çabuk ortama yayılıyor ve kanserojen madde ihtiva ediyor. Solvent esaslı sentetik yapıştırıcıların yapılarında insan sağlığını ve çevreyi tehdit eden Aseton, Hekzan, Toluen, Etil Asetat, Metil Etil Keton, Metilen Klorit, Tri Kloro Etan gibi çoğu yanıcı ve kolay uçucu kimyasallar bulunuyor. Su bazlı ürünlerde ise bu durum söz konusu olmadığı gibi kullanım kolaylığı ile üretim hızlanıyor ve finansal açıdan daha az maliyet getiriyor. Son üç senedir hızla artan su bazlı yapıştırıcı kullanımı ile çevre ve insan sağlığının yanı sıra üretim kalitesinde de büyük ilerlemeler meydana geliyor. Su bazlı yapıştırıcılar içeriklerinde kolay uçucu, yanıcı kimyasalları ve halojenleri bulundurmuyor. Tamamen teknolojinin ürünü olan su bazlı yapıştırıcılar, içerik olarak Poliüretan ve Kauçuk esaslı olsalar da sağlığımızı tehdit eden çözücüleri ihtiva etmiyor.

FİYAT YÜKSEK AMA VERİM DAHA FAZLA

Su bazlı yapıştırıcıların fiyat olarak biraz daha pahalı olması, ürünü kullanmak isteyenlerde soru işaretleri oluşturabilir. Ancak satın alma aşamasında solvent bazlı yapıştırıcılara göre 2 hatta 3 kat daha pahalı olmasına rağmen, su bazlı yapıştırıcıların daha kârlı olabildiğini hatırlatalım. Üretim aşamasının daha hızlı olması ve otomasyonlu ürün kullanımındaki tasarrufu nedeniyle bu fiyat farkı kapanıyor ve zararın aksine üreticiye %25 oranında daha ucuza mal oluyor. Ürünle ilgili bir başka merak konusu ise, kullanım aşamasında özellikle tabanın saya ile birleştirilmesinde temizliğin iyi yapılmaması sonucunda sorunlar çıkabildiği yönündeki duyumlar. Ancak bu durum aslında su bazlı yapıştırıcılara özel bir sorun değil. Taban çeşitlerine baktığımızda sektörde PVC, PU, TR, kauçuk, neolit, eva ve kösele gibi çok çeşitli ürünler kullanılıyor ve bunların büyük çoğunluğu yüksek oranda yağ içeriyor. Yağ ise yapıştırma işlemini önleyen bir madde. Bu yağ iyi bir şekilde temizlenmediği takdirde yapıştırıcı ister solvent ister su bazlı olsun, yüzeye yapışması tam anlamıyla gerçekleşmiyor. Taban, yapıştırma için iyi hazırlanmadığı taktirde solvent bazlı yapıştırıcılar daha agresif özelliğe sahip olduğu için ilk etapta başarılı gözükebiliyor. Fakat zaman içinde, su bazlı yapıştırıcılarda hemen gözlenecek olumsuzluklar, solvent esaslı yapıştırıcılarda da görülmeye başlıyor. Su bazlı yapıştırıcı kullanmak isteyen firmaların bilmesi gereken bir diğer konu ise öncelikle adetli üretim yapma gerekliliği... Eğer adetli üretim yapmıyorsanız bu tür bir otomasyona geçmenin de pek bir anlamı olmuyor. Çünkü günün sonunda elde edeceğiniz yegane fayda, yapıştırıcı miktarınızın düşmesi oluyor. Eğer adetli iş yapmıyorsanız bu çok verimli olmayacaktır.

ETKİLEYİCİ SONUÇLAR, MUTLU ÜRETİCİLER

Üreticiler su bazlı yapıştırıcılarla ilgili olarak bugüne kadar hiçbir sorunla karşılaşmadıklarını belirtiyor ve eğer uygulayıcılardan kaynaklanan bir sorun yoksa negatif bir sonuç almanın mümkün olmadığını söylüyor. Hatta bu ürünleri kullanan firmaların, solvent bazlı ürünlerde karşılaştıkları sorunlardan kurtuldukları bilgileri geliyor. Örneğin A.B.D ‘ye ihracat yapan bir Türk firması konteynerde bekleyen solvent bazlı yapıştırıcıdan mamul ayakkabılarının gümrükte uzun süre beklemesi sonucunda büyük sorunlarla karşılaşırken, su bazlı ürünlerde bu sorunu yaşamadıklarını aktarıyor: Sıcaklıkları yaz aylarında 110 dereceyi bulabilen konteynerlerde 70 derecenin üzerinde tekrar aktive olan solvent bazlı yapıştırıcılar açılmalara neden olabiliyor. Halbuki su bazlı yapıştırıcılarda bu ısı dayanımı 155- 180 dereceye varıyor.

SOLVENT BAZLI YAPIŞTIRICILAR HASTA EDİYOR

Endüstriyel çözücü olarak kullanılan uçucu organik kimyasallar, kanserojen yapılarıyla insan sağlığına ve sinir sistemine doğrudan etki ediyor. Yine ayakkabı sektöründe yoğun olarak kullanılan Halojen bileşikler ise flor, klor, iyot ve brom içeren kimyasal yapılarıyla biliniyor. Bu halojenler nedeniyle kansızlık, hormonal hasar, beyin hasarı, enerji düşüklüğü, hiperaktivite, şişmanlama veya zayıflama, kalp aritmisi, bağışıklık sistemi zayıflığı ve kanser gibi sağlık problemleri ortaya çıkabiliyor.

PAZARDA YENİ BİR OYUNCU

Türkiye ayakkabı sektörüne palamut group tarafından getirilen ,kenda farben finisaj ve yapıştırıcı ürünleri bütün müşterilerden tam not alıyor.

Palamut Group, Kenda Farben’i, alanında 50 yıllık tecrübeyle İtalya gibi ayakkabı konusunda son derece ileri bir ülkenin en önemli firmalarından birisi olması sebebiyle tercih ediyor. Müşterilerine en iyisini sunmayı hedefleyen Palamut Group, geçmişteki deneyimlerinin bu kararı alırken ne kadar doğru adımlar attıklarını gösterdiğini belirtiyor. İlk başlarda alışkanlıkları kırmak kolay olmadığı için sektörde belli bir direnç olduğunu belirten yetkililer, özellikle ürünü kullanan firmalardaki ustaların el alışkanlıklarını bir anda terk etmelerinin kolay olmadığını biliyor. Firma olarak gece gündüz hizmet vererek ustaların daha rahat çalışabilmeleri açısından gerekli teknolojik yenilikleri de sunmayı başaran Palamut Group, hedeflerinin çok ötesinde olumlu sonuçlar elde ettiklerinin altını çiziyor. Ürünleri kullanmaya başlayan firmalara bütün ekibiyle gerekli eğitimleri veren Palamut Group, bir de garanti sunuyor: ‘Eğer bu anlattığımız ürünlerin uygulanmasında veya kullanımında farklı bir sorunla karşılaşırsanız, başka bir şehirde olsanız bile bizim size ulaşmamız en fazla 1 gündür.” Firmaların hiç çekinmeden kendileriyle bağlantı kurmasını isteyen yetkililer, bunun sonucunda ürünlerde hata riskini minimum seviyelere çekebiliyor. Günümüzde su bazlı yapıştırıcılar solvent esaslı yapıştırıcıların tahtını almak üzere... Sektördeki firmaların çalışanlarını su bazlı yapıştırıcıya geçiş konusunda cesaretlendirmeleri uzun vadede hem insan sağlığı hem de firma saygınlığı ve güvenilirliği açısından önemli sonuçlar doğuracak. Eğer siz de işinize en son teknolojiyle değer katmak istiyorsanız Palamut Group’la iletişime geçin, uzmanlığımızdan faydalanın!

keyboard_arrow_up

Copyright © 2018 Palamut Group. All Rights Reserved.

Maverainteraktif